Yağmur | Nurullah Genç / Şiir

25.05.2022
43

#AhmetAkifYılmaz #ahmetakifşiirleri #yağmur #ayışığışiirleri

Kanalımıza abone olmayı, videoları beğenmeyi ve yorum yapmayı lütfen unutmayınız…

Nurullah Genç verdiği bir ropörtajında “Yağmur”un yazılma hikayesini şöyle anlatır:

“10 yıl yağmur, yağmur diyorsunuz ama bir şey yazamıyorsunuz. 90 yılına geldiğinde “Artık ben şiir yazmayı bırakayım çünkü naat yazamıyorum” dedim. Tam böyle bırakmayı düşündüğüm zamanlarda Cenabı Hak yol açtı önümde. İstanbul’dan Erzurum’a dönüyorum. Bir filmin galasına davet edilmiştim. Üniversitede öğretim üyesiyim. Otobüsün camından dışarı bakıyorum. O zaman İstanbul’da Topkapı’daydı otogar. Trafikten dolayı tıkış tıkış olurdu yollar. 4, 5 saat kaldık. İniyorum, geliyorum. İhtiyaçlarımı karşılıyorum.

Otobüs bir türlü hareket etmiyor. Yağmur yağdı, camlar puslu. Gölgeler gidip geliyor, camlarda siluetler. Kendi kendime bir anda dedim ki, “Nereye gidiyor bu insanlar?” Otobüsün kapısından baktım. Herkes bir yerlere gidip geliyor. Koşuşturuyorlar yağmur altında. Okçular Tepesine gitti aklım. Yani Hz. Peygamber ‘buradan ayrılmayın’ dediği halde niye terk ettiniz dedim, niye gidiyorsunuz? Hepsi ashap mübarek insanlar, yıldızlar. Ama böyle sanki onlara sitem ettim. Orada dursaydınız diye. Abdülhamid Han’a gitti aklım bir anda. Onu böyle tahtından indirmek üzere, azletmek üzere gidenlere sitem ettim. Bazılarına kızdım, haykırdım. Siz niye onu indiriyorsunuz. Osmanlı yıkılmasın diye uğraşıyor. Siz Osmanlıyı yıkmak için tahtından indiriyorsunuz. Osmanlı ondan sonra çöktü, yıkıldı zaten. Böyle bir hal içerisinde kendime sordum; ‘Sen nereye gidiyorsun?’

Ellinin üzerinde denemeler yaptım ve hepsine ‘Yağmur’ adını verdim.

Dört beş saat sürdü. Bileti çıkardım arkasına; ”Sensiz ufuklarıma, yalancı bir tan düştü / Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü / Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül, yüz yıllardır dorukta bekleyen sultan düştü.” diye yazdım. Sonra dedim ki; Allah’ım ben herhalde bir şey yazmaya başladım… Bir halin içerisine girdim. Bu bir naat mı acaba diye. Onu böyle sıkıştırdım göğsüme. Otobüs hareket etti gidiyoruz. Ben unutmuyorum. Arada bir bakıyorum, okuyorum. “Oh ya Rabbim diyorum ben bir şey yazmaya başladım”. Çünkü mısralar zorluyor beni artık. Eve gittim kapıyı çaldım, eşim açtı kapıyı. İki çocuğum var. Eşime dedim ki, ”Ben bir şey yazmaya başladım ama ne olduğunu da tam bilmiyorum. Biraz sıkıntılı bir haldeyim, içim çok dolu. Bu süre içerisinde, bu bitene kadar bana tahammül eder misin?” ”Tabi ki sen yaz yeter ki” dedi. 40 metrekare bir evdeyiz, asistan lojmanı küçük, iki tane oda. Dedim ki, ”Şu odada ben bununla uğraşırken sen çocuklara bu odada sahip ol, olur mu? Konsantrasyonumu bozarlar.” Allah razı olsun. 3 ay gerçekten o odadan çocukları sokmadı içeri. Ama günler bitmiyor. O da merakla bekliyor. Ben geliyorum, odaya kapanıyorum. Yemek yiyorum odaya kapanıyorum. Duvarla konuşuyorum. Bütün bir tarih. Hz. Adem’den bugüne kadar. Peygamberler tarihi, İslam tarihi, Batı tarihi, Bizans, Roma, Orta çağ… Bütün bir kainat, bütün dünya bir muhasebe içerisinde o duvarlarla konuştum ve benim ufkuma hücum ettiler. Sonra mısralar dökülmeye başladı. “Var edenin adıyla insanlığa iner nur” diye başladı ve devam etti şiir…” Yağmur….

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
(Menajer) - Bilal Taha
(Menajer) - Bilal Taha
Merhaba. Ben Bilal Taha Ahmet Akif Yılmaz Beyin Menajeriyim.
Size nasıl yardımcı olabilirim?